Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi


sayfa1/4
e.ogren-sen.com > Ekonomi > Evraklar
  1   2   3   4
VALİ VE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANININ ULUS ÖTESİCİLİK KAVRAMI ÇERÇEVESİNDE YENİ ROLLERİ VE KAMU YÖNETİMİNDE ORTAYA ÇIKAN YENİ YAPI

Yrd. Doç. Dr. Cemal ÖZTÜRK1
ÖZET
Dünyadaki değişimler sadece küresel anlamda değil ulusal ve yerel anlamda da değişimlere neden olmaktadır. Türkiye gerek transit geçişler gerekse insan hareketliliği açısından önemli bir konumda bulunmaktadır. Bu yüzdendir ki Türkiye, göç ve göçe bağlı olarak ulusal ve uluslararası alanlarda sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunlara dayalı olarak Türkiye’de Kamu yönetimi alanında göç idaresi ve göç yönetimi konularında önemli değişim yaşanmıştır. Önceki düzenlemelerde bu konu ile görevli idare Emniyet Genel Müdürlüğü iken; yaşanan değişime paralel olarak İçişleri Bakanlığına bağlı ayrı bir Göç Genel Müdürlüğü teşkilatı kurularak görev ve sorumluluk bu kuruma devredilmiştir. Merkezi idarede ortaya çıkan bu yeni kurum, merkezin uzantısı konumundaki taşra yapılanmasında da değişikliğe neden olmuştur. Dolayısıyla il idaresinde Vali ve Büyükşehir Belediyelerinin bulunduğu yerlerde de Büyükşehir Belediye başkanlarının görev ve sorumluluk alanlarına bu yeni yapılanmanın faaliyetleri de dahil edilmiştir. Bu değişim ulusal seviyede hukuki, idari ve teknolojik boyutlu bir yapısal değişimin ulus ötesi alandan Türk Kamu Yönetime yansımasının sonucudur. Bu değişimin yansımaları, ulusal saygınlık ve etkinin uluslararası alanda kolaylıkla anlaşılabilmesini sağlayacaktır. Çalışmada, ulus-ötesicilik kavramı çerçevesinde kamu yönetimlerinde “göç” le ilgili ortaya çıkan yeni yaklaşımlar, teşkilatlanma ve görev alanı (İl İdaresi Kanunu ile 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu değişik 6360 sayılı Kanun) çerçevesinde ele alınacak; Türk Kamu yönetimindeki mevcut durum karşılaştırmalı olarak incelenecek ve değerlendirmelerde bulunulacaktır.

Anahtar kelimeler: Vali, İl İdaresi, Belediye Başkanı, Belediye İdaresi, Ulus Ötesicilik, Göç.
ABSTRACT
The changes in the world cause changes not only in a global sense but also national and local context. Turkey is situated at an important position in terms of both direct transition and human mobility. Fort his reason, Turhey has emigration problems and problems depending on immigration in national and international field. As a result of these problems, Turkey had important changes on immigration administration and immigration management of public administration. While administration officials in the previous regulations on this subject was the Security General Directorate, in parallel with change a seperate General Directorate of Migration Organization was established under the Interior Ministry and the duty and responsibbilities were handed over to this institution. This new institutions emerging in the central administration caused

some changes at the provincial structure which is center extension. As a result, the activities of new structure were added to the duty and responsibility areas of governor at the provincial administration and metropolitan mayor at metropolitan municipalities. This change is the result of reflection of a structural change of legal, administrative and tecnological dimensions to Turkish public administration from
transnational areas. The reflection of this change will provide to be understood
national prestige and influence easily at the international field. At this study, the new approaches came out with regarding migration will be discussed under organization and office space (
Provincial Administration Law and Metropolitan Municipality Law n.5216 which is changed with the law n. 6360.); Current situation of Turkish Public administration will be examined comparative and will be assessed

Key Words: Governor, Provincial Administration, Mayor, municipality Administration, Transnationalism, Migration.

GİRİŞ
Küreselleşmeyle birlikte ulus devlet sınırlarının birçok alanda etkisini yitirdiği bir dönemde göç gibi ulus ötesi hareketler devletlerin maruz kaldığı etkiyi büyütmektedir. Göç olgusu yalnızca insanların fiziki olarak bir yerden bir yere gitmesi değil, aynı zamanda gittiği yerde bir takım etkilere maruz kaldığı gibi belki o kadar olmasa da gittiği bu yerde bir takım etkilemeler de yaptığı gerçeğidir. Ulus devletlerde gördüğümüz ve etkileme ve etkilenmelerin vatandaşlar tarafından gerçekleştiği ortamlar, bahsettiğimiz tarzdaki ulus ötesi hareketler sonrasında tabiyetten bağımsız bir takım ulus ötesi toplumsal ve ekonomik bağlar kurulmasına yol açmakta, bu bağlar sonucunda da uluslararası sistem ve devletin yapısında değişiklikler ya da en azından değişikliklere yol açabilecek hareketler meydana gelmektedir. Ulus ötesinden gelen kendi uluslarının sınırlarını aşan yapılar gittikleri yerde bir takım kurallar, formasyonlarla karşılaşmakta ve bu genelde uygulamada resmi olarak yetkilendirilmiş ve görevlendirilmiş kişi veya makamlarca dizayn edilmektedir. Ülkemize oluşan bu tür ulus ötesi hareketlerin düzenlenmesi, organize edilmesi, bunların üstünde yetki kullanılması ve bunlara hizmet verilmesi bağlamında gerçekleştirilecek olan uyum süreci çok önemlidir. Bu süreçte yetkili ve görevli olanlar, yetki ve görev sınırları, bu bağlamdaki konumları ortaya konulmalı, aşikar kılınmalıdır. Bu alandaki mevcut durum ortaya konulduktan sonra ancak üstüne olumlu girişimler yapmak mümkün olacaktır. Ülkemiz açısından konuya bakıldığında, ulus ötesi hareketlerle gelenlere yapılacak muameleler hususunda yasal olarak en yetkili merciler mülki amirlikler ve belediyelerdir. Valiler özellikle illerdeki mülki amir ve hükümetin ildeki temsilcisi olmaları sıfatıyla, belediyeler de yürüttükleri hizmetler açısından kanunlarla bir takım çerçevesi belli yetki ve görevlerle donatılmışlardır. Valilerin konumu daha ziyade yetki, belediyelerin konumu da daha ziyade hizmet noktasında dikkate çekmekte ise de yetki ve görev ilintisi nedeniyle birbirleriyle bağlantısında şüphe bulunmamaktadır. Konuya küreselleşme ve ulus ötesicilik kavramıyla başlayıp bunlarla bağlantılı ve etkileşimi yüksek olan göç konusu ve etkileşimleri incelendikten sonra Vali ve genelde belediye başkanları özelde büyükşehir belediye başkanlarının konumları, etki ve etkinlikleri ortaya konulacaktır.



  1. KÜRESELLEŞME


1940’larda bilgisayarın icadı ve 1990’larda internetin ortaya çıkması ve 1980 ve 1990’lı yıllarda bilgisayar kullanımındaki hızlı artışla birlikte hız kazanan Bilgi Ekonomisinin de desteklediği Dünya Bankası (World Bank), IMF, OPEC, AB gibi kurum ve birlikteliklerin de desteklediği nihayetinde gelişmiş ülkelerin diğer ülkeleri sömürme ya da emperyalizmin başka bir söylenişini yerine getirme uğraşındaki çok uluslu şirketlerin (ÇUŞ) önündeki engelleri ortadan kaldırma gayretleri, başta ekonomik konularda olmak üzere devletler arasındaki sınırları ortadan kaldırmaya başlamıştır. Bu durum yalnızca ekonomik değil beraberinde sosyo-kültürel yapıyı ve üniter yapıları da tehdit ederek Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte 1990’lardan sonra hızla artan küreselleşmeyi ortaya çıkartmıştır. 1970’lerde yaşanan ekonomik kriz 1980’lerin ilk yıllarında neo-liberal iktisat politikalarının devreye girmesi ve 1990’lı yıllardaki ABD deneyimi ile hızlı bir değişim sürecini göstermeye başlamıştır (Kevük, 2006: 320). Merkantilist Kapitalizm ve Sömürgecilik (1500-1800), Girişimci ve Finansal Kapitalizm (1800-1875), Uluslararası Kapitalizm (1875-1945), Çok Uluslu Kapitalizm (1945-1960) gibi süreçlerden sonra nihayet 1960’tan itibaren küreselleşen bir kapitalizm ortaya çıkmıştır (Başoğlu vd, 2001: 11 vd). Küreselleşme ÇUŞ’in yararına olmak üzere devletlerin idari yapılarında da değişiklikler yapmış ve yapmaktadır. Böylece ticaretin serbestliği ya da ÇUŞ’in önünde engelleri kaldırma gayesine hizmet eden birçok kurumun gayret ve teşvikleri, teknolojinin desteğiyle devletlerarasındaki sınırlar büyük oran da ortadan kalmış ya da geçişi kolay hale getirilmiştir.



  1. ULUS ÖTESİCİLİK


Türk Dil Kurumunun Büyük Türkçe Sözlüğe baktığımızda “ulus” kelimesinin anlamı şu şekillerde verilmektedir: Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum; 1. Göçebe. 2. Oba. 3. Aşiret, kavim; Aşiret, halk, millet, kavim; Millet, halk, insan topluluğu. Aynı kurumun imla kılavuzunda bazen “ulusötesi” olarak kullanılan terimin “ulus ötesi” şeklinde yazılması gerektiği görülmektedir (http://www.tdk.gov.tr).
Ulusalcılık tek bir çerçeve içindeyken ulus ötesicilik, ulus-devlet sınırlarını aşan çoklu tecrübeler hakkındadır (Şimşek, 2012: 35). Ulus ötesicilik (transnasyonalism), uluslararası ilişkilerde vatandaşlık, tabiiyet ve millî kimlikten bağımsız olarak hareket eden çıkar gruplarının, ulus sınırlarını aşarak toplumsal ve ekonomik bağlar kurması ve bu bağların uluslararası sistemi ve devletin yapısını değiştirmeye başlamasına dair bir görüştür (Özen vd, 2013: 10).
Karl Deutsch’a göre ulus, belirli bir toprak parçası üzerindeki iletişimin yoğun olarak artmasından doğar (Deutsch, 1969) ilhamını Deutsch veya Benedict Anderson’ın milliyetçilik modellerinden alan küreselleşme kuramcılarına göre, ulus ötesi süreçler de ulusların inşasıyla sonuçlanan süreçlere benzemektedir (Dieckhoff ve Jaffrelot, 2010: 337).
Ulusal olanla ilgili kavramlar; yer, vatan, coğrafi görünüm (landscape), kökler ve aidiyet iken ulus ötesini çağrıştıran kavramlar; yurtsuzlaşma, köksüzlük, kökünden arınmak, küresel kültür mekânları, ayrışma, ve yeni yerler arzu etme ile ilgili kavramlar olmaktadır (Uysal, 2015: 759). Nitekim ulus ötesi göç konusundaki önemli isimlerce (Kütük, 2015: 206) ulus ötesicilik çalışmalarında şu beş soru kullanılabilir; akrabalık ilişkileri, aile kurumu ve yapısı, sosyal ağların yapısı ve işleyişi gibi alanların ulus ötesiciliği nasıl etkilediği, aile ilişkileri içerisindeki çoklu sınıf yapısı ve bunun nasıl yeniden üretildiği, ulus ötesi ağların yeni ekonomik etkiler oluşturup-oluşturmadığı, ulus ötesi göçmenlerin organizasyonlarını nasıl geliştirdikleri ve ulus ötesi medyanın nasıl geliştiği ve bunun ulus ötesi sosyal alanlara etkisidir (Schiller, 2006: XXİİ).
Ulus ötesicilik (Transnasyonalizm) uluslararası göç çalışmalarında, tek yönlü ve durağan algılayışa karşı bir bakış açısı sağlamıştır (Sirkeci, 2012: 1). Faist’in üç kuşak olarak tarif ettiği göç kuramlarında, ulus ötesicilik göç nedeniyle çıkılan ve göç edilen ülkeleri bağlayan göç deneyimlerini dikkate alarak üçüncü kuşağı temsil eden (Thomas, 2000: 12) bir yaklaşım olarak ifade edilmektedir.
1990'ların başında Antropologlar insanların göç fikirleri, mal ve ulusal sınırların ötesine sivil ve siyasi bağlılığın bir avantajını üreten farklı yolları vurgulayan anlayış ile ortaya çıkan araştırmaların ortaya çıkmasını tetiklemiştir. Ayrıca “ulus ötesi ilişkiler” – “kişiler, koalisyonlar ve hükümetlerin merkezi dışında kalan dış politika organları tarafından kontrol edilmeyen devletin var olan sınırları boyunca etkileşimleri” olarak belirtilmektedir -bunların “Ulus ötesi ilişkiler ve devletlerarası sistem arasındaki karşılıklı etkiler” olarak bunların çağdaş dünya siyasetinin anlaşılmasında merkezi önemde olduğunu belirtmektedir. Ulusötesiciliğin zıttı fikir olarak bazı zenginlerin sonradan fakirlere fikir olarak önerdikleri bir ideoloji olarak hiçbir zaman ayrıntılı olarak ne olduğu ortaya konulabilen bir kavram olmayacaktır (Cidell, 2012: 600).
Ulus ötesicilik kavramının sosyal ve ekonomik ulus ötesi uygulamaları sınırlı ve kurumsallaşma seviyesi düşüktür. Uyum tarafında ise kavramın kullanım ölçüsünde "sosyo-kültürel" uyum kavramı ile örtüştüğü görülmektedir. Kavram ayrıca "yapısal uyum" kavramının zıttına yabancının geri dönüşünü ilgilendiren (return migration) göç kavramı ile ilgili olarak istihdam ve eğitim gibi ayrı ayrı ele alınan boyutları kapsar (Carling, ve Pettersen, 2014: 14-15).



  1. GÖÇ


Kavram ile ifade edilen insan hareketliliği, insanlık tarihinin başlangıcından beri toplumsal yaşamın ve günümüz modern dünyasının önemli unsurlarından biri olmuştur. Bu kapsamda uluslararası göç ve neden olduğu sorunlar, 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren küreselleşme ile birlikte ön plana çıkmıştır (Deniz, 2014: 177). Göç kısaca, bir hareketliliği ifade etmektedir. Göç olgusunun özünü oluşturan bu “bir yerden bir yere hareket” eylemi, göçü, sosyal, ekonomik, kültürel, siyasî, coğrafî ve diğer birçok açıdan ele almayı zorunlu kılmaktadır (Thomas F, 2000: 12).
Tarihsel süreç içerisinde bakıldığında sömürge dönemine kadar olan göç hareketlerini sömürgecilik ile başlayan göç hareketlerinden ayıran en önemli özelliğin, Batı’nın iş gücü ihtiyacını karşılama amacı gütmesi olduğunu söyleyebiliriz. XV. Yüzyılda sömürgeciliğin başlaması ile beraber Batı’nın temel gereksinmesi olan insan gücü, köle ticareti ile karşılanmaya başlanmıştır (Yılmaz, 2014: 1687). Sanayi toplumlarında bireylerin konut ve işyerleri genellikle farklılaşmıştır, bireyin işyerini ve konutunu bu emek pazarı dışına çıkarmasının eş zamanlı olacağı da sanayi toplumları için kolayca kabul edilebilecektir (Tekeli, 2008: 173).




Bir çok farklı sınıflandırmanın yanında göçü; zorunlu-gönüllü göç, emek göçü, sürekli göç, mevsimlik göç, iç göç ve dış göç olarak sınıflandırmak ta mümkündür (Öztürk, 2016: 80). Zorunlu göçler, insanların isteğine bırakılmadan, devlet tarafından bazı olaylar ve durumlar karşısında mecburi olarak yaptırılan göçler iken gönüllü göçler, hiçbir baskıya maruz kalmadan insanların kendi tercihleri doğrultusunda yaptıkları göçlerdir. Emek göçleri; tayin nedeniyle yapılan göçler ve işgücü göçleri diye ayrılabilir. Tayin nedeniyle yapılan göçler, geçici olabileceği gibi sürekli de olabilir, memurların durumu gibi. İşçi göçleri ise, emeğiyle çalışıp para kazanan insanların iş nedeniyle başka bölgelere, şehirlere gitmesiyle gerçekleşen göçlerdir (Koçak ve Terzi, 2012: 171). Yaşadıkları ülkede iş imkanı bulamayan ya da yaptığı işten herhangi bir nedenden dolayı (ekonomik ve sosyal tatminsizlik, fırsat eşitsizliği) başka ülkelere iş bulabilmek veya halihazırda bulduğu işte çalışmak amacıyla giden göçmenlerin bu yer değiştirmeleri “işçi göçü” olarak tanımlanabilir. Sürekli Göç: İnsanların yaşadıkları yerden bir başka yere, temelli yerleşmek üzere gitmelerine “sürekli göç” denir. Sürekli göçler, gönüllü olabileceği gibi zorunlu olarak da yapılmaktadır. Eğer beklenmedik anda çıkan savaşlar, doğal afetler ya da terör olaylarından dolayı devlet tarafından yapılmaya zorlanan göçler olursa bunlar zorunlu göçler olarak tanımlanmaktadır. Mevsimlik Göç: İnsanların her yıl belirli aylar içerisinde bulundukları ortamdan başka bir ortama çalışmak (pamuk ve fındık toplamak gibi), gezmek (tatil amaçlı gidilen yerler gibi) ya da dinlenmek (bağ evlerine gidilmesi gibi) için bir süreliğine gitmeleri olayına mevsimlik göç denilmektedir (Koçak ve Terzi, 2012: 171). İç Göç: Bir ülke içinde bölge, kent, kasaba ve köy gibi yerlerin birinden diğerine yerleşme amacıyla yapılan hareket” şeklinde ifade edilmektedir. İç göç çevresel, ekonomik, sosyolojik, siyasal ve kültürel yönleri bulunan karmaşık bir olgudur (Özdemir, 2012: 1). Dış Göç: Küreselleşmeyle birlikte 20. Yüzyılın son çeyreğinden itibaren gündemden inmemeye başlamıştır. Siyasi istikrarsızlık, insan hakları ihlali, baskıcı rejimler, iç savaşlar, etnik çatışmalar, iş gücü talebinin azlığı, ekonomik sıkıntılar, coğrafi koşulların yetersizliği ve can güvenliği korkusundan kaçan insanlar en azından daha insanca yaşayabileceği kadar para kazanabilmek, ailelerine mali yardım sağlayabilmek ve daha iyi yaşam koşullarına sahip olabilmek amaçlarıyla canlarını hiçe sayarak ucuz iş gücüne ihtiyaç duyan batı ülkelerine yönelmektedirler (Deniz, 2014: 178).
Yerleşilen ülkelerde ulus ötesi uygulamaların göçmenlerin siyasi bağlılıklarını nasıl beslediği ya da gizlediği ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır; bunların çok azı siyasi uygulamaların nasıl geliştirileceği ile ilgili araştırma yapmaktadır (Global Networks, 2014: 80-102).
Uluslararası göçün düzensiz şekilde artmasının ulus-devletlerin zayıflama ve güçsüzleşmesine sebebiyet verdiği de değerlendirilmektedir (Şemşit, 2010: 27). Avrupa Birliği gibi Bölgesel birlikteliklerin, küreselleşme sürecinde, ulus ötesiciliği destekleyen bölgesel bütünleşmeler sayesinde ulus devletleri küreselleşme sürecinde koruduğu da söylenmektedir (Stephen ve Miller, 2008: 132).
Uluslararası göç doğal sınır ötesi bağlantıları oluşturur: göçmen gelirleri, mektuplar, telefon aramaları, ziyaretler, kendi ülkelerine yapılan yatırımlar ek ülkeden ayrılmaları teşvik etmekte; yeni gelenlerin sahip oldukları kanallar yerleşimi sağlamakta, sınır ötesi ağlar sayesinde göçün sosyal, psikolojik ve ekonomik maliyetleri azalmakta böylece bu yollar ile nüfusun büyümesi ortaya çıkmaktadır. Bu devam eden geri bildirim göçün neden bir şekilde çok yavaş başladığını ve çok zor bir şekilde durdurabileceğini açıklamaktadır (Cidell, 2012:606).
Küreselleşmede göç süreçlerinin varlığı ile ilgili mevcut gidişatın anlaşılması için “sistematik faktörün” ele alınması, ikinci temel olarak anlaşılan, “çağdaş toplumsal yaşamın tüm yönleriyle genişletilmesi, derinleştirilmesi ve dünya çapında birbirine hızla bağlı hale getirilmesidir” (Boccagni, 2012: 121).
Benzer şekilde, ulusötesicilik için 'göç' ilişkisini vurgulayan, bazı insanların ulus ötesi bağlılık özelliği olmasa da devam eden nüfus hareketi anlamına geldiği vurgulanmaktadır. Levitt (2001a: 198) ‘in belirttiği gibi, 'Hareket ulus ötesi uygulamalara geçilmesi için bir önkoşul değildir', ve bunun ikinci ve daha sonraki nesillerde göz önüne alındığında unutulmaması çok önemlidir. Terimdeki bu kaymayı önlemek için, pek çok göçmen ve onların göçmen çocuk ve torunları açısından hayatın gerçeklerini açıklamak için uluslararası göç ve diğer uluslar üstü uygulamaları arasında net bir ayrım, yapılması gerekir (Lee, 2013: 296).
Finansal gelirler genelde “bir göçmenin göç ettiği hedef ülkeden menşe ülkesine gönderilen kazanç bölümü' olarak: Kazanılan gelirleri ülkelerine havale gönderme mültecilerin ülkelerinden ayrılmalarının en temel nedeni olmasa da genellikle eve para göndermeye başlarlar. Bu durumdaki göçmenlerin finansal gelirlerini yollama işlemleri devletin kontrolü altında değildir. Bu tür para gönderme faaliyeti resmi bankacılık sistemleri ve küresel havale sistemleri dışında çalışır (en azından Tayland Burma’da) bu tür para gönderme birbirini bilen ve tanıyanlar ya da birbiriyle ilişkili kişiler arasında para transferi şeklinde ortaya çıkmaktadır (Brees, 2010: 285). Bu ilişkilerde ulus ötesi para hareketliliği olarak ifade edilebilecektir.

Hareketlilik üzerine yapılan son çalışmalar uçma, araba kullanma, yürüme, bisiklete binme, demiryolları ile seyahat etmenin bir parçası olan uygulama ve deneyimleri araştırmakta, bunları da göç, turizm ve ticari ulus ötesi süreçler olarak sunmaktadır, bu arada ulaşım coğrafyacıları gibi gruplarda bu akımları geçerli kılacak araçların ve altyapının arkasında bulunan politik ekonominin önemini ortaya koymaya devam etmektedir (Cidell, 2012: 593-594).


  1   2   3   4

sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconTÜRKİYE’de kamu yönetiMİnde yeniden yapilanma tarihsel geçMİŞ ve genel bir değerlendirme

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconEkonom?K bьtьnle?Me ve avrupa b?RL??? Hafta ders notu: Yeni Ekonomik Entegrasyon Teorileri
Ьtьnle?Me ve avrupa b?RL??? Hafta ders notu: Yeni Ekonomik Entegrasyon Teorileri

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconYeni Türk Ticaret Kanununa Genel Hazırlık

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconTeb trabzon şubesi yeni binasına taşındı

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconAnayasa mahkemesi’Nİn yeni yapisi neler getiRİyor

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconBank Asya’dan iki yeni şube daha!

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconTÜRKİye bankalar biRLİĞİ KÜTÜphanesi yeni yayinlar mart 2002

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconFİnans piyasalarinda yeni DÖnem: vadeli İŞlemler ve opsiyon borsasi

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconBazı Yeni 1, 2, 4-Triazol-5-On bileşiklerinin mikrodalga yöntemiyle...

Vali ve büYÜKŞEHİr belediye başkaninin ulus ötesiCİLİk kavrami çERÇevesinde yeni rolleri ve kamu yönetiMİnde ortaya çikan yeni yapi iconAbd hükümeti 275 Milyar Dolarlık Yeni Konut Planı açıkladı


Ekonomi




© 2000-2018
kişileri
e.ogren-sen.com