Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ


e.ogren-sen.com > Ekonomi > Evraklar
BREZİLYA İLE SON YILLARDA TİCARİ VE EKONOMİK İLİŞKİLERİMİZ
Hâlihazırda Brezilya Latin Amerika ülkeleri arasındaki en önemli ticaret ortağımızdır. Bakanlığımız tarafından 2010-2011, 2012-2013 ve 2014-2015 dönemleri için belirlenmiş olan “Hedef Ülkeler” arasında bulunan Brezilya’ya 2016-2017 yılları için ise Öncelikli Ülke statüsü verilmiştir. Brezilya ülkemiz ihracatçıları için Hedef/Öncelikli Ülke olarak belirlenmiş olmakla birlikte, son yıllarda Brezilya’ya yönelik ihracatımızda düşüş meydana gelmiştir.
Bu çerçevede, Brezilya’ya ihracatımızın artırılabilmesine yönelik görüş ve değerlendirmelerin daha iyi anlaşılabilmesini teminen, önce ülkemiz ile Brezilya arasındaki ikili ticari ilişkilerin kısaca son durumu, ardından da Brezilya’ya ihracatımızın artırılmasının önünde engel teşkil eden başlıca hususlar ortaya konulacaktır.
İkili ticaret verilerini içeren aşağıdaki tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere, Brezilya’ya ihracatımız 2015 yılında bir önceki yıla göre %42,2 oranında azalarak 458,7 milyon Dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Brezilya’nın sözkonusu dönemde toplam ihracatımızdaki payı %0,32’dir. 2015 yılında Brezilya’dan yaptığımız ithalat ise bir önceki yıla göre %3,8 oranında artarak 1,8 milyar dolara yaklaşmıştır. Anılan ülkenin 2015 yılında toplam ithalatımızdaki payı %0,87 olmuştur.
Türkiye-Brezilya Ticaret Verileri (1.000 Dolar)

Yıl

İhracat

Değişim %

İthalat

Değişim %

Hacim

Denge

2004

69.355

38,3

566.293

40,9

635.648

-496.938

2005

103.458

49,2

798.576

41,0

902.034

-695.118

2006

121.882

17,8

934.782

17,1

1.056.664

-812.901

2007

229.914

88,6

1.172.669

25,4

1.402.583

-942.756

2008

318.027

38,3

1.423.868

21,4

1.741.895

-1.105.840

2009

388.244

22,1

1.105.890

-22,3

1.494.134

-717.646

2010

614.551

58,3

1.347.525

21,8

1.962.076

-732.974

2011

883.471

43,8

2.074.354

53,9

2.957.825

-1.190.883

2012

1.002.759

13,5

1.770.094

-14,7

2.772.854

-767.335

2013

936.096

-6,6

1.408.806

-20,4

2.344.902

-472.710

2014

794.186

-15,2

1.728.745

22,7

2.522.932

-934.559

2015

458.682

-42,2

1.793.654

3,8

2.252.336

-1.334.972


Brezilya’ya ihracatımızda Demir-Çelik, Metal dışı Mineral Mamuller, Taşkömürü Katranı ve Ham Petrolden Ürünler, Tekstil Elyafı ve Mamulleri, Kara Ulaşım Araçları, Metal Dışı Mineral Mamuller önemli yer tutmaktadır. Brezilya’dan ithalatımızda ise Metal Cevherleri, Tekstil Lifleri, Tütün ve Mamulleri, Demir-Çelik ve Kahve, Çay, Baharat, Kakao ve Hülasaları ön sıralarda gelmektedir. İhracatımızda ilk sırada yer alan demir-çelik ürünlerinden biri olan ülkemiz menşeli inşaat demir ve çeliğine yönelik olarak Brezilya tarafından 13 Ocak 2016 tarihi itibariyle anti-damping soruşturması başlatılmıştır.



  1. Brezilya’ya ihracatımızın artırılamamasının ve özellikle ihracatımızda son 3 yılda meydana gelen düşüşün önce çıkan nedenleri




  1. Brezilya ekonomisinin kapalılığı ve ülkede iş yapma ortamı: Uluslararası Ticaret Odası tarafından yapılan bir çalışma neticesinde, Brezilya'nın G-20 ülkeleri arasında en kapalı ekonomi olduğu belirlenmiştir. Çalışmada ele alınan 75 ülke içerisinde Brezilya 70. sırada yer alabilmiştir. Bahsekonu çalışmada 75 ülkenin dış ticarete açıklığı, ticaret politikaları, dış kaynaklı yatırıma açıklığı ve ticaret altyapısı gibi hususlar göz önüne alınmıştır. Brezilya ekonomisi yüksek gümrük vergileri ve katı teknik düzenlemeler ile dış rekabete karşı yoğun bir şekilde korunmakta olup, ülkede ithalat lisansı uygulaması mevcuttur. Dünya Bankası’nın konuya ilişkin benzer bir çalışmasında da Brezilya’nın 179 ülke içerisinde dış ticaretin ve özellikle de ithalatın gayrisafi yurtiçi hâsılaya oranı en düşük olan ülke olduğu ortaya çıkmıştır. Dünya Bankası’nın ülkeleri iş yapma kolaylığı bakımından sıralayan 2015 yılı raporunda Brezilya 189 ülke arasında 116. sıraya gerilemiştir.


Brezilya’nın diğer ekonomilere kıyasla dünya ekonomisine kapalılığı ülkenin genellikle ekonomi olarak çok büyük ve dolayısıyla, her türlü kaynak bakımından da kendine yeterli bir ekonomi olmasıyla açıklanmaktadır. Bununla birlikte, Brezilya’ya büyüklük olarak yakın hatta daha büyük olan ABD gibi diğer ekonomilerin dış ticarete Brezilya gibi kapalı olmadığı aşikârdır. Brezilya ekonomisinin büyüklüğü ve özellikle de doğal kaynaklar bakımından zenginliği, Brezilya’nın verimsiz bile olsa bu tarz korumacı politikaları sürdürülebilmesine izin vermektedir. Ataşeliğimizce bu kapsamda yapılan araştırma neticesinde, diğer büyük ekonomilerden farklı olarak, Brezilya’nın firmalarını küresel arz zincirinin dışında kalmaya iten ve küresel arz zincirine dahil olmak yerine kendi dahili arz zincirini oluşturmayı hedefleyen ticaret ve sanayi politikaları tercih ettiği fark edilmiştir. Diğer bir deyişle, Brezilya’nın küresel pazarlardan ucuz girdi temin ederek katma değeri yüksek sanayilerinin rekabet gücünü artırmak yerine, her türlü girdiyi verimsiz bile olsa Brezilyalı firmaların üretmesine öncelik veren ithal ikameci bir bakış açısıyla hareket ettiği gözlemlenmektedir.
BRICS üyesi yükselen ekonomilerden biri olan Brezilya ekonomik büyüklüğü ve nüfusu itibariyle Hedef Ülkeler listesinde yer almayı ziyadesiyle hak etmektedir. Ancak, bu statü nedeniyle Bakanlığımızca sağlanan ilave destek ve ayrıcalıklara rağmen, Brezilya’nın dış ticarete kapalılığının özellikle ihracatımızın geliştirilmesi bakımından, iş yapma kolaylığı bakımından durumunun ise Brezilya’ya yönelik hem ihracatımızın hem de yatırımlarımızın artırılması bakımından büyük bir engel teşkil ettiği düşünülmektedir.
Ayrıca, yabancı yerine yerli mal üretim ve kullanımını önceliklerinden dış ticaret politikaları ile birlikte veya neticesinde, pek çok sektörün sadece birkaç firmanın kontrolünde olduğu, yani yerli piyasaların rekabetten uzak oligopol piyasası özelliği gösterdiği görülmektedir. Oligopol benzeri piyasa yapısı sayesinde daha fazla kar etmeye alışmış, ekonomik verimlilik ve kalite kaygısı olmayan yerli bazı büyük firmalar ülkede ticaretin serbestleştirilmesine karşı tavır almakta ve bu doğrultuda ülkenin ticaret politikalarını etkilemeye çalışmaktadır.


  1. Kıta içi ilişkiler: Özellikle küçük ölçekli Brezilya firmalarının çoğunluğu hâlihazırda MERCOSUR Gümrük Birliği’nin de etkisiyle daha çok bölgesel veya yerel bir bakış açısına sahiptir. Bu kapsamda, özellikle ülkemizle yakın gelişmişlik düzeyinde bulunan Arjantin coğrafi yakınlığının yanı sıra MERCOSUR Gümrük Birliği’nin sunduğu avantajlardan yararlanarak Brezilya’nın en çok ticaret yaptığı ülkeler arasında dünyanın en büyük iki ekonomisi Çin ve ABD ile birlikte ilk sıralarda yer alabilmeyi başarmıştır.


Benzer şekilde, Sao Paulo’nun diğer Latin Amerika ülkelerinin firmalarını da çeken cazip bir iş ve fuar merkezi konumunda olması nedeniyle, diğer bir kısım küçük ve orta ölçekli Brezilya firması da zaten hâlihazırda tedarikçi bulmakta herhangi bir güçlük çekmemektedir.


  1. Ekonomik kriz: Uluslararası Para Fonu (IMF) son yayımlanan küresel ekonomi raporunda Brezilya’ya ilişkin 2016 ve 2017 yılı büyüme beklentisini düşürmüştür. Bu kapsamda, IMF Brezilya ekonomisinin bu yıl %3,5 küçüleceğini, 2017 yılında ise büyüme oranının %0 olacağını, diğer bir deyişle, Brezilya’nın 2018 yılına kadar ekonomik durgunluktan kurtulamayacağını öngörmektedir. Benzer şekilde, Dünya Bankası Küresel Ekonomik Beklentiler raporunda Brezilya dünyanın 23 en büyük ekonomisi arasında en kötü sıralamada yer almıştır. Rapora göre Dünya Bankası Brezilya ekonomisinin 2016 yılında %2,5 oranında küçüleceğini ve ancak 2018 yılında tekrar pozitif bir büyüme sağlayabileceğini öngörmektedir.


Ülkedeki ekonomik durgunluğun etkisiyle Brezilya’da 2015 yılında ithalata yönelik talep önemli ölçüde azalmış ve Brezilya 2015 yılında 19,7 milyar Dolarlık bir ticaret fazlası ile 2011 yılından bu yana en büyük ticaret fazlasını vermiştir. 2015 yılında ülkenin ithalatı bir önceki yıla göre %24,3 oranında azalarak 171,5 milyar Dolar olarak gerçekleşirken ihracatı da bir önceki yıla göre %14,1 oranında azalarak 191,134 milyar Dolar olmuştur. Ekonomik durgunluk etkisiyle Brezilya hane halkının ithalat tercihlerinin değişmesinin yanı sıra, ABD’deki faiz artışı beklentisinden en çok etkilenen para birimi olan Brezilya Reali’nin 2015 yılı boyunca diğer ülke para birimlerine göre büyük ölçüde değer kaybetmesi ve petrol fiyatlarının düşmesi 2015 yılı ithalatında meydana gelen sözkonusu azalma ile ilişkili diğer faktörler olarak göze çarpmıştır. Brezilya ekonomisinde gözlemlenen bu trendin 2016 yılında da devam etmesi beklenmektedir. 
Hatta Çin’e önemli bir emtia sağlayıcısı konumunda bulunan Brezilya’nın Çin ekonomisindeki yavaşlamadan ciddi şekilde olumsuz etkileneceği ve Çin’deki gelişmelerle bağlantılı olarak önümüzdeki dönemde ihracatı ve büyüme oranı düşmesi beklenen Brezilya’nın 2016 yılında ithalat talebinin daha da azalacağı tahmin edilmektedir.



  1. Brezilya’ya ihracatımızın artırılmasına yönelik görüş, öneri ve değerlendirmeler




  1. İthalata ikame yaratmayı başaramayan sektörlerin hedef alınması: Ülkemizce Brezilya’ya yönelik olarak düzenlenecek ticaret heyeti, alım heyeti, fuar vb. geleneksel ticaret geliştirici faaliyetlerde Brezilya’ya genel bir açıdan bakmak yerine ilk etapta sadece Brezilya’nın ithalata ikame yaratmayı başaramadığı sektörlerin mercek altına alınmasının ve bu tarz sektörlerde faaliyet gösteren büyük ithalatçı firmalara yönelik özel organizasyonlar gerçekleştirilmesinin yararlı olabileceği değerlendirilmektedir.


Örneğin, ekonomisinde tarım sektörü önemli bir yer tutan Brezilya 2014 yılındaki gübre tüketiminin %74,5’ini ithalat ile karşılamıştır. Bu itibarla, Brezilya’ya gübre ihracatının artırılabilmesi bakımından, sadece Brezilya’nın en büyük gübre ithalatçısı olan Fertilizantes Heringer S.A. adlı firmaya özel bir alım heyeti programı organize edilmesinde fayda görülmektedir. Adıgeçen firma aynı zamanda Brezilya’nın 20. büyük ithalatçısıdır. Brezilya’nın yeterli düzeyde ithal ikamesi yaratamadığı ürünlerden zararlı böcek, mantar ve ot öldüren ilaçlar, serumlar ve diğer kan fraksiyonları ve bağışıklık sağlayan ürünler, kateterler, kanüller ve benzeri aletler, tıp ve veterinerlikte kullanılan enstrümanlar, yapay organlar, kükürt, polietilenler, etilen polimerleri, akrilik polimerler, polipropilenler, poliamidler, bazı petrol yağları, deodorantlar ülkemizin ihraç kalemleri arasında bulunan, fakat hâlihazırda ülkemizin Brezilya hiç ihraç etmediği veya az düzeyde ihraç ettiği bazı diğer ürünler olarak Ataşeliğimizce tespit edilmiştir.
Brezilya’nın ithal ikameci sektörlerinde faaliyet gösteren en büyük ithalatçı firmalara yönelik özel organizasyonlar düzenlense bile, ülkemiz firmalarının yüksek gümrük duvarları ve karmaşık teknik düzenlemelerle korunan üretici konumundaki Brezilyalı firmalar ile rekabet etmekte zorlanabileceği tahmin edilmektedir. Ayrıca, ithal ikameci sektörlere oranla, ithal ikameci olmayan sektörlerdeki ürünlere uygulanan gümrük vergilerinin oldukça düşük olduğu, diğer bir deyişle, ithal ikameci olmayan sektörlerin daha az korunduğu gözlemlenmektedir. Brezilya’nın MERCOSUR dışında çok sayıda tercihli ticaret düzenlemesi olmadığı da göz önüne alınınca, ülkemiz firmaları bu tarz sektörlerde sadece yabancı firmalarla rekabet etmek zorunda kalacaktır. Örneğin, diğer ürünlere uygulanan gümrük vergileri bazen %100'e ulaşabilirken, gübre vb. ürünlere yönelik gümrük vergileri %0 ile %6 arasında değişmektedir. Ayrıca, Brezilya’ya gübre ithalatında firmalarımızın diğer ürünlerin ithalatında olduğu gibi alınması uzun zaman süren ve masraflı olan çeşitli sertifikalar ve raporlar (Inmetro, Risk Analiz Raporu, Anvisa vb.) sunması gerekmemektedir. Brezilyalı ithalatçı firmanın gübre ithalatında izlemesi gereken prosedürler çerçevesinde, firmalarımızın sadece bazı bilgi ve belgeler sağlaması gerekebilecektir.


  1. İkili ticari ve ekonomik ilişkilerin hukuki zemininin geliştirilmesi: Brezilya’nın dış ticaret politikalarında daha çok bölgesel/yerel bir bakış açısı benimsediği göz önüne alındığında, Latin Amerika pazarına girebilmek için ülkemiz ile Latin Amerika’nın en önemli bölgesel ticaret bloğu MERCOSUR arasında bir Serbest Ticaret Anlaşması (STA) akdedilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu itibarla, STA müzakerelerinin ilk turu 12-13 Kasım 2008 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir. Bilahare, tarafımız taleplerine rağmen STA akdedilmesine yönelik ikinci tur müzakereler gerçekleştirilememiştir. Türkiye-MERCOSUR STA’sı önündeki temel engel tarım ürünlerinin taviz listelerine dâhil edilip edilmeyeceğidir. Bunun yanı sıra, Türkiye-AB Gümrük Birliği dikkate alındığında öncelikle AB-MERCOSUR müzakerelerinde ilerleme kaydedilmesi MERCOSUR tarafınca tercih edilmektedir.


Dolayısıyla, hâlihazırda iki ülke arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin hukuki çerçevesini aşağıda sıralanan anlaşma ve protokoller oluşturmaktadır:
- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Ticaret, Ekonomik ve Sınai İşbirliği Anlaşması

- Türkiye-Brezilya Ticari, Ekonomik ve Sınai İşbirliği Karma Komisyonu Birinci Dönem Toplantısı Protokolü

- Türkiye-Brezilya Ticari, Ekonomik ve Sınai İşbirliği Karma Komisyonu İkinci Dönem Toplantısı Protokolü

- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması

 

Anılan anlaşma ve protokollere ek olarak, 25.05.2004 tarihinde iki ülke arasında Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) Anlaşması imzalanması yönünde yapılan girişime karşılık olarak, Brezilya tarafı bu tür anlaşmaların Brezilya Anayasasına uymaması nedeniyle imzalanmadığını bildirmiştir. Brezilya ile YKTK Anlaşması niteliğinde bir düzenlemenin imzalanmasının halihazırda teknik olarak mümkün olmaması nedeniyle, yatırımların teşvikine ve yatırımlar alanında işbirliğinin geliştirilmesine yönelik uluslararası bir düzenlemenin imzalanması imkan dahilindedir. Sayın Başbakanımızın, 26-29 Mayıs 2010 tarihlerinde Brezilya’yı ziyareti esnasında Brazilya’da imzalanmış olan Türkiye-Brezilya Gümrük Konularında Karşılıklı İdari Yardım Anlaşmasının 20 Ocak 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla ülkemizdeki iç onay süreci tamamlanmıştır. Ancak, adıgeçen Anlaşma Brezilya tarafındaki onay süreci tamamlanmadığı için henüz yürürlüğe girememiştir.

 

Sonuç olarak, KEK 3. Dönem Toplantısının 2016 yılı içerisinde düzenlenmesi ticari ve ekonomik ilişkilerimizin hukuki çerçevesini yakın vadede şekillendirecek bir eylem planının oluşturulabilmesini sağlayacak hâlihazırda mevcut tek seçenek gibi gözükmektedir.

/5


sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconBrezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconTÜRKİye ile siyasi, Tİcari ve ekonomiK

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconEkonomik-ticari İLİŞKİleri

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconTicari ve Ekonomik İlişkiler

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconTÜRKİye – almanya ticari ve ekonomiK İLİŞKİleri

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconTürk – Rus Ekonomik ve Ticari İlişkileri

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconNİjerya enerji ve İKİLİ ekonomik ticari İLİŞKİler notu

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconMadde 3 İhaleye ilişkin bilgiler ile ihale ve son teklif verme tarih ve saati

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconNot: Bu çalışma son 3 sayfasi (15. 20. s) HariÇ Finans Politik &...

Brezilya ile son yillarda ticari ve ekonomiK İLİŞKİleriMİZ iconTürkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu Arasında Bir Ortaklık Yaratan Anlaşma


Ekonomi




© 2000-2018
kişileri
e.ogren-sen.com