Araştırma Notu 16/197


e.ogren-sen.com > Ekonomi > Araştırma
:banner(tur).jpg
Araştırma Notu 16/197

8 Eylül 2016


GELİR ARTIŞINA RAĞMEN HANEHALKI TASARRUFLARI NEDEN AZALDI?

Seyfettin Gürsel* Gökçe Uysal ve Melike Kökkızıl

Yönetici Özeti

Bu çalışmada hanehalkı tasarruf oranlarının 2003-2014 dönemindeki değişimi Hanehalkı Bütçe Anketi (HBA) kesit mikro verileri kullanılarak incelenmektedir. 2003 yılında yüzde 13,7 olarak hesapladığımız hanehalkı tasarruf oranı dönem içinde yüzde 5 civarına gerilemiştir. Bu çerçevede dış açığı yüksek düzeyde tutarak yatırımlara kısıt oluşturması bakımından Türkiye ekonomisinin başlıca yapısal sorunları arasında sayılan tasarruf yetersizliğinin büyük ölçüde hanehalkı tasarruflarındaki düşüşten kaynaklandığı söylenebilir. Bu zafiyet, hanelerin kullanılabilir gelirlerinin daha küçük bir kısmını tasarruf etmelerinden kaynaklandığı gibi tasarruf yapabilen hane sayısının azalmasından da kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte tasarruf tanımı genişletildiğinde (uzun dönemli yatırım olarak kabul edilen dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcamalar tasarruf olarak kabul edildiğinde) hanehalkı tasarruflarında azalma görülmemektedir. Bu bakımdan hanehalkı tasarruflarındaki düşüşün esas olarak dayanıklı tüketim mallarına yapılan harcamaların gelir artışlarından çok daha hızlı artmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Özel tasarruflarda hanehalkı kaynaklı büyük düşüş

Bu araştırma notunda hanehalkı tasarruf oranlarının 2003-2014 dönemindeki değişimi Hanehalkı Bütçe Anketi (HBA) mikro verileri kullanılarak incelenmektedir. Hanehalkı Bütçe Anketleri doğrudan tasarruflara ilişkin veri içermemektedir. Bu nedenle ekonomi yazınında sıklıkla kullanılan tanımlar doğrultusunda hane tasarrufu hanenin harcanabilir geliri ile harcaması arasındaki fark hesaplanmış ve bu tasarruf miktarının kullanılabilir hane gelirine bölünmesiyle de her bir hanenin tasarruf oranı hesaplanmıştır. Türkiye için ortalama bir tasarruf oranı hesaplamak amacıyla hesaplanan hanehalkı tasarruf oranları, hanelerin gelirine göre ağırlıklı ortalaması alınmıştır1.

Bilindiği gibi Türkiye’de özel tasarufları oluşturan hanehakı tasarrufları ile firma tasarrufları (temettü olarak dağıtılmayan net kâr) istatistiki olarak ayrıştırılamamaktadır. Kalkınma Bakanlığı dış açıktan yola çıkarak ilk adımda ulusal tasarruf miktarını hesaplamakta ardından da kamu kesimi hesaplarında verili olan kamu tasarruf miktarını ulusal tasarruf miktarından çıkartarak özel tasarruf miktarını ve oranlarını belirlemekte ve yıllık olarak yayınlamaktadır. Şekil ’de görüldüğü gibi özel tassaruf oranları firma tasaruflarını da içerdiğinden HBA verisinden hesaplanan hanehalkı tasarruf oranlarının doğal olarak üzerindedir. Ancak aradaki fark firma tasarruf oranlarını doğrudan tahmini olarak kabul edilmemektedir. Bununla birlikte tasarruflardaki genel düşüş eğilimi gerek makroekonomik düzeyde artık olarak hesaplanan özel tasarruflarda gerekse HBA verilerinden hesapladığımız hanehalkı tasarruf oranlarında gözlemlenmektedir. 2003 yılında yüzde 19,6 olan özel tasarruf oranı son yıllarda yüzde 10 civarına kadar düşmüş, yüzde 13,7 olarak hesapladığımız hanehalkı tasarruf oranı da aynı dönemde yüzde 5 civarına gerilemiştir.

Bu veriler çerçevesinde dış açığı yüksek düzeyde tutarak yatırımlara kısıt oluşturması bakımından Türkiye ekonomisinin başlıca yapısal sorunları arasında sayılan tassarruf yetersizliğinin büyük ölçüde hanehalkı tasarruflarındaki düşüşten kaynaklandığı söylenebilir. Bu zafiyetin nedenlerinin araştırılması bu bağlamda önem kazanmaktadır.

Şekil 2003-2014 dönemi hanehalkı tasarruf oranları ve özel tasarrufların GSYH içindeki payıKaynak: 2003-2014 Hanehalkı Bütçe Anketi kesit mikro verisetleri; Betam hesaplamaları, Kalkınma Bakanlığı İstatistikleri
Hanelerin yaklaşık yarısı tasarruf yapmıyor ya da yapamıyor

Hanehalkı düşük tasarruf oranları hanelerin kullanılabilir gelirlerinin küçük bir kısmını tasarruf etmelerinden kaynaklanabileceği gibi az sayıda hanenin tasarrruf edebilmesinden de kaynaklanmaktadır. Bu iki durum arasındaki farkı incelemek amacıyla Tablo ’de tasarruf edebilme sıklığı incelenmiştir. Tabloda tasarruf edebilen (aylık ortalama gelirlerinin aylık harcamalarına denk veya daha yüksek olan) haneler ile tasarruf edemeyen (aylık harcamaların aylık ortalama gelirlerinden fazla olan) hanelerin sayı ve payları gösterilmektedir. Veriler tasarruf etmeyen ya da edemeyen hanelerin payının oldukça yüksek olduğunu göstermektedir. Tasarruf etmeyen hanelerin oranı 2003 ile 2007 yılları arasında yüzde 40 civarında seyretmiş, 2008 yılından itibaren ise bir sıçrama kaydederek yüzde 48’e yaklaşmıştır. Küresel ekonomik krizin Türkiye’ye yansıması sonucu işsizliğin artması ve gelirlerin düşmesi sonucu bu beklenen bir gelişme olabilir. Ancak 2014 yılında hanelerin yüzde 44’ünün hala tasarruf etmiyor ya da edemiyor olması dönem başlangıcına kıyasla tasarruf etmeyen hane sayısının arttığını göstermektedir.

Hanehalkı tasarruf oranlarındaki düşüşün diğer nedeni ise tasarruf yapa(bile)n hanelerin de tasarruf oranlarının azalmasıdır. Şekil ’de tüm hanelerin tasarruf oranları (Şekil ) ile tasarrufta bulunan hanelerin tasarruf oranları bir arada gösterilmektedir. Gelirlerinin bir kısmını harcamayan/biriktiren hanelerin tasarruf oranları 2003’te yüzde 24 civarındayken 2010’da yüzde 18,9’a kadar gerilemiş ardından ılımlı bir yükselme eğilimine geçmesine rağmen 2014’te ancak yüzde 20,5’e ulaşmıştır. Diğer bir deyişle güncel tasarruf oranı 2003’teki tasarruf oranının hayli altındadır.

Tablo 2003-2014 dönemi aylık gelirlerin aylık ortalama harcamaya göre değerlendirmesi




Tasarruf edenler

Tasarruf etmeyenler

Toplam




Hane sayısı (000)

Yüzde payı (%)

Hane sayısı (000)

Yüzde payı (%)

Hane sayısı (000)

2003

9.696

59,0

6.733

41,0

16.429

2004

10.257

61,1

6.526

38,9

16.783

2005

9.895

57,6

7.283

42,4

17.178

2006

10.058

57,9

7.328

42,2

17.386

2007

10.354

60,9

6.653

39,1

17.007

2008

9.086

52,3

8.283

47,7

17.369

2009

9.309

53,7

8.044

46,4

17.353

2010

9.144

51,6

8.594

48,5

17.738

2011

9.983

53,6

8.642

46,4

18.625

2012

10.500

54,0

8.952

46,0

19.452

2013

10.832

54,5

9.050

45,5

19.882

2014

11.672

56,2

9.113

43,8

20.785

Kaynak: 2003-2014 Hanehalkı Bütçe Anketi kesit mikro verisetleri; Betam hesaplamaları

Tasarruf tanımı genişletildiğinde görünüm farklılaşıyor

İktisat yazınında hanehalkı tasarruflarının daha geniş kapsamlı olarak tanımlanması tartışılmaktadır. Bu yazında harcamalar kısa vadeli ve uzun vadeli olarak iki gruba ayrılarak uzun vadeli harcamaların tasarruf niteliği taşıdığı savunulmaktadır (Székely ve Attanasio,2000; Gourinchas ve Parker,2002)2. Bu kabul doğrultusunda özellikle dayanıklı tüketim malları harcamaları ile eğitim ve sağlık harcamaları gibi beşeri sermaye yatırımları farklı tasarruf biçimleri olarak ayrıca değerlendirmeye tabi tutulur. Bu bağlamda biri dayanıklı tüketim mallarına yapılan harcamaları diğeri de eğitim ve sağlık harcamalarını tasarruf kabul eden iki genişletilmiş tasarruf oranı hesapladık.

Şekil Tasarruf edebilen hanelerin tasarruf oranları ile tüm hanehalklarının tasarruf oranlarının karşılaştırması, 2003-2014

Kaynak: 2003-2014 Hanehalkı Bütçe Anketi kesit mikro verisetleri; Betam hesaplamaları

İlk aşamada yeni otomobil, beyaz eşya, mobilya gibi çeşitli dayanıklı tüketim mallarına3 yapılan harcamaları tasarruflara dahil ediyoruz. Dolayısıyla sade tasarruflar (TO1) ile genişletilmiş tasaruflar (TO2) arasındaki fark dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcamaların gelir içindeki payının zaman seyrini yansıtmaktadır. İkinci aşamada tasarruflara tüketim malı harcamlarına ilave olarak eğitim ve sağlık harcamalarını dahil ediyoruz4. Benzer şekilde süper genişletilmiş tasarruflar (TO3) ile genişletilmiş tasarruflar (TO2) arasındaki fark ise eğitim ve sağlık harcamalarının kullanılabilir gelirdeki payının zaman seyrini yansıtmaktadır. Şekil ’de farklı hanehalkı tasarruf tanımına göre hesaplanmış oranlara bir arada yer verilmiştir.

Şekil 2003-2014 döneminde hanehalkı tasarruf oranları

Kaynak: 2003-2014 Hanehalkı Bütçe Anketi kesit mikro verisetleri; Betam hesaplamaları

Verilerde ilk dikkat çeken nokta sade tasarruf oranlarının (TO1) düşen eğrisine karşın genişletilmiş tasarruf oranlarında (TO2 ve TO3) düşüş eğilminin gözlemlenmemesidir. Dayanıklı tüketim malı harcamaları tasarruflara dahil edildiğinde, 2008 yılına kadar tasarruf oranlarında sınırlı bir düşüş görülmekte (yüzde 20’den 16’7’ye) ardından gelen yükselişle birlikte oran 2014 yılında yüzde 21,2’ye çıktığı görülmektedir. Bu 2003’e kıyasla az da olsa daha yüksek bir tasarruf oranıdır.

Eğitim ve sağlık harcamalarını da tasarruflara dahil ettiğimizde süper genişletilmiş tasarruf oranı eğrisinin (TO3) genişletilmiş tasaruf eğrisine(TO2) neredeyse tam paralel olarak hareket ettiği görülmektedir. Bu durum eğitim ve sağlık harcamalarının kullanılabilir hanehalkı geliri içerisindeki payının hemen hemen hiç değişmeden yüzde 4 civarında seyrettiğine (reel olarak gelir artışına paralel artış söz konusu) işaret etmektedir. Süper genişletilmiş tanıma göre hesaplanan tasarruf oranı 2003 yılında yüzde 23,3 seviyesindeyken 2008’de yüzde 20,3’e kadar düşmüş, ardından yükselerek dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcamalardaki artış nedeniyle 2014 yılında yüzde 25,4’e ulaşmıştır.

Bu saptamalar hanehalkı tasarruflarında meydana gelen büyük azalmanın esas olarak dayanıklı tüketim mallarına yapılan harcamaların gelir artışlarından çok daha hızlı artmasından kaynaklandığına işaret etmektedir. Nitekim, dayanıklı tüketim mallarına yapılan harcamaların hane bütçesindeki paylarında ciddi artışlar görülmektedir. 2003-2009 döneminde, dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcamalar gelirin yüzde 6,3’ü ile yüzde 11 arasında seyrederken, 2010-2014 döneminde bu pay düzenli bir artışla yüzde 11,6’dan 14,4’e yükselimiştir.

Tasarruf yetersizliğinin geleceği

Türkiye ekonomisinin başlıcı yapısal sorunları arasında kabul edilen ve Hükümet tarafından çeşitli teşvikler ile (en son zorunlu bireysel emeklilik kesintisi) aşılmaya çalışılan tasarruf yetersizliğinin esasen dayanıklı tüketim mallarına yönelik güçlü talep artışından ve bu artışın güçlü ve kapsayıcı gelir artışları ile hanelerin krediye erişimindeki kolaylaştırıcı gelişmelerden kaynaklandığı açıktır. 1998 bazlı reel GSYH’nın 2003’ten 2014’e yüzde 65 arttığını biliyoruz (TÜİK Ulusal Hesaplar). Aynı dönemde hane sayısı 16 milyon 744 binden 21 milyon 372 bine yükseldiğinden hane başına düşen reel GSYH’nın yüzde 30 arttığı hesaplanabilir. TÜİK HBA verileri dikkate alındığında ise hanehalkı kullanılabilir gelirinde 2003-2014 döneminde reel olarak (Deflatör TÜFE) yüzde 33 artış gerçekleştiğini hesaplıyoruz. Bu iki farklı yoldan yapılan gelir artışı tahmini fazlasıyla tutarlıdır. Reel gelir artışlarına rağmen hanehalkı tasaruflarının büyük ölçüde azalması ilk yaklaşımda şaşırtıcı gelebilir. Ancak yukarıda belirttiğimiz gibi tasarrufların uzun vadeli harcamalar dikkate alınarak daha geniş bir tanımı yapıldığında, bu azalışın hanehalklarının artan gelirlerinden daha fazlasını başta mobilya, otomobil olmak üzere çeşitli türden dayanıklı tüketim mallarına yaptıkları harcamalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

2013-2014 döneminde hanehalkı tasarruf oranlarında sınırlı bir artış gözlemlenmektedir. Ancak bu artışın kalıcı bir eğilimi yansıtıp yansıtmadığını kestirmek için erkendir. Orta uzun vadede dayanıklı tüketim mallarına yönelik iştahın yavaş yavaş durulması beklenebilir. Hanelerin reel gelir artışları da nispeten güçlü bir düzeyde devam ettiği takdirde bu durulma tasarruf artışını destekleyebilir. Bununla birlikte gelir artışları düşük gelirli kesimleri kapsadıkça dayanıklı tüketim mallarına yönelik talebin daha uzun süre canlı kalması da yüksek ihtimaldir.

**Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Betam, Direktör, seyfettin.gursel@eas.bau.edu.tr

 Yrd. Doç. Dr. Gökçe Uysal, Betam, Direktör Yardımcısı, gokce.uysal@eas.bau.edu.tr

Melike Kökkızıl, Betam, Araştırma Görevlisi, melike.kokkizil@eas.bau.edu.tr

1 Ağırlıklandırma için her bir hanenin Türkiye’deki toplam kullanılabilir hane gelire oranı kullanılmıştır.

2 Literatürdeki bu yaklaşıma dair daha detaylı bilgi için:

Székely, M. and O. P. Attanasio.(2000), Household Saving in Developing Countries - Inequality,

Demographics and All That: How Different are Latin America and South East Asia?, RES Working Papers 4221, Inter-American Development Bank, Research Department.

Gourinchas, P.-O. and Parker, J. A. (2002), Consumption Over the Life Cycle. Econometrica,70 (1), 47–89.

3 Dayanıklı tüketim mallarına Eurostat tarafından kabul edilen şu tüketim grupları dahil edilmiştir: Mobilya, halılar ve diğer yer döşemeleri, buzdolabı ve dondurucular, çamaşır makineleri ile çamaşır kurutma makineleri ve bulaşık makineleri, fırınlar, ısıtıcılar ve klimalar, temizlik ekipmanları, dikiş ve örme makineleri, hanehalklarının kullandığı diğer temel cihazlar,tedavide kullanılan alet ve ekipmanlar, yeni otomobil, ikinci el otomobil ile motosiklet, bisiklet, telefon ve faks ekipmanları, seslerin alınmasına, kaydedilmesine veya çoğaltılmasına ilişkin ekipmanlar, TV setleri ile video-kaset çalar ve teypler, fotografik ve sinematografik ekipmanlar, optik aletler, veri işlem ekipmanları, ev dışındaki eğlenceye yönelik başlıca dayanıklı mallar ve son olarak evde eğlenceye yönelik dayanıklı mallar

4 Hanenin eğitime yönelik harcamalarını hesaplarken Bütçe anketinde yer alan her türlü eğitim seviyesi ( kreş, anaokulları, okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, ortaöğretim sonrası ve üniversite öncesi ile yüksek eğitim) için yapılan harcamalar dikkate alınmıştır. Sağlık harcamaları için ise şu kalemler dikkate alınmıştır: eczacılıkla ilgili ürünler, diğer tıbbi ürünler, tedavide kullanılan alet ve ekipmanlar, tıbbi hizmetler, dişçilik hizmetleri, medikal analiz labaratuarlarının ve röntgen merkezlerinin hizmetleri, tıbbi yardımcıları hizmetleri, hastaneyle ilgili olmayan diğer hizmetler ve hastane hizmetleri


sosyal ağlarda paylaşma



Benzer:

Araştırma Notu 16/197 iconAraştırma Notu 15/176

Araştırma Notu 16/197 iconEkonom?K bьtьnle?Me ve avrupa b?RL??? Hafta ders notu: Yeni Ekonomik Entegrasyon Teorileri
Ьtьnle?Me ve avrupa b?RL??? Hafta ders notu: Yeni Ekonomik Entegrasyon Teorileri

Araştırma Notu 16/197 iconDers notu

Araştırma Notu 16/197 iconDers notu

Araştırma Notu 16/197 iconDers notu

Araştırma Notu 16/197 iconNİjerya enerji ve İKİLİ ekonomik ticari İLİŞKİler notu

Araştırma Notu 16/197 iconAraştırma Görevlisi

Araştırma Notu 16/197 iconAraştirma projeleri

Araştırma Notu 16/197 iconAraştırma Konuları

Araştırma Notu 16/197 iconAraştirma makalesi


Ekonomi




© 2000-2018
kişileri
e.ogren-sen.com